SAMSUN NLP CENTER EĞİTİM VE DANIŞMANLIK MERKEZİ

Muhammet Burak OLGUN Kimdir ?

 

 

 



 

 

 

 

82 yılının sıcak bir Ağustos ayında dünyaya gelmişti. Zor ve sıkıntılı olan çocukluk dönemi; 15 yaşında babasının feci ve trajik bir trafik kazasında hayatını kaybetmesiyle daha da zorlaştı. Kendi halinde, içine kapanık, ağzı olup dili olmayan ve o yaşa kadar doğru dürüst sorumluluk verilmeyen özgüvensiz bir çocuk; o an itibari ile bütün sorumluluğu alarak ailesinin reisi olmuştu. O dönem kaderin ona sunduğu iki seçenek vardı.

O ……………… seçti.

Öss sınavında başarılı olarak çok istediği ve hedeflediği Ankara Üniversitesini kazandı. Ankara onun hayatını değiştirdi. 4 yıl boyunca ailesinden hiç para almadı. Almak istese de gönderemezlerdi zaten! O yüzden kendini yetiştirmeye ve ailesine de yardımcı olmaya karar verdi. Yine önünde iki seçenek vardı.

O …………………………… seçti.

İçine kapanık, kendini bile doğru dürüst ifade edemeyen o çocuk Drama ve Tiyatro eğitimleri ile sosyalliğe ilk adımı attı. Öyle ki Ankara Sanat Tiyatrosu’nda bile oynadı. Onu bazen sahnede acıklı bir sahnede ağlarken bazen de Zoro yada Süpermen kılığında animasyonlarla tüm Türkiye’yi dolaşırken gördüler. Boş kalan zamanlarında da hayatında daha sonraları bambaşka bir farkındalık yaratacak olan Kişisel Gelişim seminerlerine ve eğitimlerine devam etti.

Sahnede olmayı sevmişti. Ama orada daha fazla kalmak istiyordu. Daha bol alkışın ve başarı hazzının olduğu başka bir alanı seçtiğinde kendisini Türkiye’nin en büyük Halk Dansları Derneklerinden biri olan Tuana Sanat Kulübünde buldu. Hayatında başarılarla dolu yepyeni bir sayfa açıldı. Sahneye çıktığı ilk yıl Türkiye 1.si olan ekipte dansçıydı. Trt 1 başta olmak üzere birçok yerdeki gösterilerde görev aldı. Kültür Bakanlığı dansçısı olarak Bulgaristan, Yunanistan, Rodos, Belçika, Fransa ve Çin gibi ülkelere seyahatler yaptı. Bu ülkelerde aynı zamanda eğitimleriyle ilgili çalışmalarda bulundu.

Hayatını değiştiren Ankara’yı ziyarete gelen annesiyle hayatı bir kere daha değişti. O dönem özel sektörde başarılı işler yaparken öğretmen atamaları açıklandığında annesinin ısrarıyla önünde yine iki seçenek vardı.

O …………………………… seçti.

Kendisini; bir anda karın kışın ortasında bembeyaz örtülerle çevrili doğuda bir dağ köyünde bekleyen, dilinden ve sözünden anlamadığı bir avuç çocuğun içinde buldu. Oralarda; teorik olarak aldığı etkili iletişimi, sabrı, özgüveni ve daha bir çok eğitimi birebir uygulama ve yaşama fırsatı buldu. Sahnedeki etkisini ve seyirciyle kurduğu gönül köprüsünü buna bağlıyor. Hayatında yaşamadığı ve kendisine yararı olmayan hiçbirşeyi anlatmıyor. Elektriksiz, susuz ve karla kapalı yollarla geçen 2,5 yıldan sonra çok sevdiği memleketine ve sevdiklerine kavuştu.

Birikimlerini ve bu genç yaşta edindiği yaşam tecrübelerini tüm Türkiye’yle paylaşmak adına Kişisel Gelişim Derneği -KİGEDER- ‘i kurdu. Kurucusu olduğu KİGEDER projelerinden kısa sürede yüzlerce, binlerce kişi eğitim ve sertifika aldı. Adım adım tüm Türkiye’yi dolaşarak eğitimler ve seminerler vermeye ve yaşam tecrübelerini paylaşmaya devam ediyor. Bu eğitimleri Türkiye’de ve anlaşıldığını düşündüğü yeryüzündeki heryerde eğitimsiz ve bilinçsiz tek bir birey kalmayıncaya kadar devam edecek.

Babasız ve yoksulluklar içinde yetişen bir genç 28 yaşında bu kadar başarıyı bu sürede nasıl elde etmişti?

13 yıl önce babasıyla birlikte hayattaki beklentileri ve çocukluğu da ölen bu genç nasıl olmuştu da şuanda insan ilişkilerinde mükemmel, sahnede ilgi odağı olan, sağlıklı, saygı duyulan, kendisine danışılan ve başarısızlık kelimesine hayatında yer olmayan biri haline gelmişti? Birçok şey mucize gibi görünüyordu ve hayretler içinde kalmıştım.

Kısaca anlattığım bu öykü, benim yaşam hikayemdir.


=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=